Ana içeriğe atla

Mavi Cennet / C.J. BOX








Bu kitabı elime aldığımda açıkçası sıradan bir polisiye okuyacağımı sanmıştım. Ama sayfalar ilerledikçe yanıldığımı gördüm. Çünkü Mavi Cennet, yalnızca bir suç ve kovalamaca hikâyesi değil; insanın kendi içindeki savaşlarını, adalet arayışını ve doğanın hem koruyan hem de tehdit eden yüzünü anlatıyor.

Montana’nın vahşi doğasında geçen bu roman beni öyle içine çekti ki, bazen kitabı elimden bırakıp bir süre düşündüm. Çünkü satırlarda bana da dokunan bir şeyler vardı. Mesela:
“Sessizlik, bazen söylenen her şeyden daha yüksek sesle konuşur.”

Karakterlerin çok boyutlu olması da kitabı farklı kıldı. İyiler kusursuz değil, kötüler de tamamen karanlık değil. Bu gri tonların arasında yürürken en çok şu satırda takıldım:
“İnsanın en büyük savaşı başkalarıyla değil, kendi içindeki gölgelerle olandır.”

Doğa tasvirleri ise büyüleyiciydi. Yağmur sonrası toprağın kokusunu, rüzgârın uğultusunu neredeyse hissettim. Ama gökyüzü sandığımız kadar masum değildi:
“Mavi gökyüzü, cennet gibi görünür ama altında saklanan şeyler bambaşkadır.”

Adalet meselesi kitabın her köşesinde hissediliyor. Okurken sık sık şunu düşündüm: Gecikse de adaletin izini sürmekten vazgeçmeyiz. Box bunu şöyle söylüyor:
Adalet gecikse bile, insan yüreği onun izini sürmekten vazgeçmez.”

Ve evler… Dört duvardan ibaret midir, yoksa sırların sessiz bekçileri mi?
“Bazı evler dört duvardan ibarettir, bazıları ise bir ömürlük sırların saklandığı mahzenlerdir.”

Son sayfalara geldiğimde içimde hem bir ferahlık hem de tatlı bir huzursuzluk kaldı. Çünkü Box bazı soruları cevapsız bırakıyor, belki de bize bırakıyor. En çok da şu cümle zihnime kazındı:


“Özgürlük dediğimiz şey, çoğu zaman başkalarının zincirlerini görmezden gelmekten ibarettir.”


📖 Zihnimde kalanlar: 

                      

 “Sessizlik, bazen söylenen her şeyden daha yüksek sesle konuşur.”

             

 “Mavi gökyüzü, cennet gibi görünür ama altında saklanan şeyler bambaşkadır.

        

    “İnsanın en büyük savaşı başkalarıyla değil, kendi içindeki gölgelerle olandır.”

                

   “Adalet gecikse bile, insan yüreği onun izini sürmekten vazgeçmez.”

  

   “Bazı evler dört duvardan ibarettir, bazıları ise bir ömürlük sırların saklandığı mahzenlerdir.”

   

“Özgürlük dediğimiz şey, çoğu zaman başkalarının zincirlerini görmezden gelmekten ibarettir.”


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Robina Bungalov Hotel / Antalya -Kemer /Olympos

Senenin en güzel mevsiminden ve en güzel ayından hepinize selamlar! Hani derler ya, deniz, güneş ve kum... Tam da bu üçlünün tadını doyasıya çıkarabileceğiniz, şirin mi şirin, eğlenceli mi eğlenceli bir mekandan bahsetmek istiyorum. Robina Bungalov Hotel , tarih, doğa ve deniz aşığı herkese hitap eden harika bir yer. Antalya'nın Kemer - Olympos bölgesinde konaklamak için mükemmel bir seçenek. Biz 4 kişilik ailemizle tatilimize Olympos'tan başlamak istedik ve oteli tamamen tesadüfen, arama motorunda bulduk. Herhangi bir turizm acentesine bağlı kalmadan direkt olarak oteli aradık ve rezervasyon yaptırdık. Nasıl bir yerle karşılaşacağımızı gerçekten bilmiyorduk; kalacak bir yer olsun, gün boyu koyda olacağız diye düşündüğümüz için detaylara pek takılmadık. Ama böylesine konforlu ve keyifli bir yerle karşılaşacağımızı biz bile tahmin etmiyorduk. Sabahları kuş sesleriyle yemyeşil doğanın içinde, otantik bir bungalovda uyanmak harika bir histi. Odalar, bar, pastane ve res...

Gılgameş / Muazzez İlmiye Çığ

    Gılgameş’in Peşinde: İlk Kahramanın İzleri   En eski hikâyeler bazen sanki çocukluğumuzdan beri içimizdeymiş gibi gelir. Toprağın sesine, rüzgârın uğultusuna karışmış bir fısıltı… Muazzez İlmiye Çığ’ın sade ve içten anlatımıyla tekrar okuduğum Gılgameş, bana tam da böyle hissettirdi: Elime yeni almış olsam da sanki hep içimdeymiş…   Dünyanın bilinen ilk yazılı destanı olan Gılgameş, bu kitapta şiirsel dilinden sıyrılıp düzyazıya bürünmüş. O taş tabletlerin sertliğini, insanın kalbine dokunan yumuşak bir sese dönüştürmüş. Eskiden destan hâlini okumuştum; bu defa Muazzez İlmiye Çığ’ın diliyle yeniden karşılaşmak hem tanıdık hem yepyeni bir deneyimdi. Kahramanlık hikâyesi anlatılıyor; ama asıl mesele insan kalbi…   “İnsan, ardında bıraktıklarıyla yaşar.”   Gılgameş ve Enkidu:  İlk Büyük Dostluk   Uruk kralı Gılgameş’in gururuyla başlar hikâye. Doğanın içinden çıkan Enkidu ise tam karşısına dikilir. Ön...

ESARETİN BEDELİ / THE SHAWSHANK REDEMPTION

🎬 Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) : Umudun Sessiz Zaferi Bazı filmler vardır; sadece izlemekle kalmaz, insanın ruhuna dokunur ve uzun süre zihninizden silinmez. Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) , işte böyle bir film. Umut, sabır ve dostluk temalarını merkezine alarak, izleyiciye hayatın zorlukları karşısında pes etmemenin önemini gösteriyor. 📽️ Film Hakkında Temel Bilgiler Yapım Yılı: 1994 İlk Gösterim: 23 Eylül 1994 Yönetmen: Frank Darabont Senarist: Frank Darabont ( Stephen King ’in Rita Hayworth and Shawshank Redemption adlı kısa hikayesinden uyarlanmıştır) Başrol Oyuncuları: Tim Robbins – Andy Dufresne Morgan Freeman – Ellis “Red” Redding Bob Gunton – Warden Norton William Sadler – Heywood Clancy Brown – Captain Hadley Tür: Dram Süre: 142 dakika Film, haksız yere hapse giren banka memuru Andy Dufresne’in Shawshank Hapishanesi ’ndeki yaşamını ve içsel yolculuğunu anlatır. Umut, sabır ve dostluk...