Ana içeriğe atla

FELSEFE NEDİR ?

  


                                               


          


                                                                 FELSEFE NEDİR ?

 FELSEFE BİLİM MİDİR YOKSA  YORUM MUDUR ?




Felsefe Nedir?

Felsefe, Yunanca "philosophia" kelimesinden gelir; "philo" (sevgi) ve "sophia" (bilgelik) kelimelerinin birleşiminden oluşur. Yani felsefe "bilgelik sevgisi" anlamına gelir.

Felsefe:

  1. Varlık, bilgi, değer ve anlam üzerine düşünceler geliştiren bir disiplin olarak tanımlanır.
  2. Doğruyu, iyiyi ve güzeli arama çabasıdır.
  3. Temel sorulara sistematik ve eleştirel bir şekilde yanıt arar. Örneğin:
    • "Ben kimim?"
    • "Evrenin bir amacı var mı?"
    • "Bilgi nedir, nasıl edinilir?"

Felsefe, bilim, sanat, din ve günlük yaşamla bağlantılıdır; ancak bu alanların ötesinde bir sorgulama boyutuna sahiptir.


 Kaynak taraması ve karşılaştırmalar sonucunda elde ettiğim bilgiler :

Felsefe, kelime kökeni itibarıyla Antik Yunan’da "philosophia" teriminden gelir ve "bilgelik sevgisi" anlamını taşır. Felsefe, evreni, yaşamı, insanı ve bilgiyi anlamaya yönelik eleştirel, sistematik ve rasyonel bir düşünce biçimidir. Bu bağlamda, bilimden farklı olarak felsefe mutlak doğrular sunmak yerine sorular sorar, eleştirel düşünceyi geliştirir ve evrene daha bütüncül bir bakış açısı kazandırır.

Felsefenin Amaçları ve Yöntemleri:

  • Felsefe, olay ve olguları sorgular ve bunları sistematik bir çerçevede akılcı yöntemlerle inceler. Tümdengelim ve tümevarım gibi mantıksal yöntemler felsefi düşüncenin önemli araçlarındandır. Bu süreç, bireysel bir dünya görüşünün oluşturulmasına katkı sağlar ve eleştirel düşünceyi teşvik eder.
  • Felsefe, olaylara dar bir perspektiften değil, geniş bir bağlamda bakmayı amaçlar. Bu, bilimden veya sanattan daha evrensel bir bakış açısını temsil eder ve bireyleri daha derin bir anlayışa yönlendirir.

Bilim ile Felsefe İlişkisi: Felsefe, tarihsel olarak bilimlerin temelini atmıştır. Örneğin, fizik ve doğa bilimlerinin kökeni "doğa felsefesi"ne dayanır. Ancak modern anlamda felsefe bilimden farklıdır. Bilim deneysel yöntemlerle somut veriler üretirken, felsefe soyut ve teorik sorulara yanıt arar. Bu nedenle felsefe bir bilim dalı değil, bir düşünce sistemidir. Kant’ın belirttiği gibi, “Öğrenilecek bir felsefe yoktur; felsefe yapmak vardır.”

Felsefenin Temel Alanları:

  1. Epistemoloji: Bilgi felsefesi; bilginin doğasını, kaynağını ve sınırlarını inceler.
  2. Ontoloji: Varlık felsefesi; varlığın temel doğasını ve özünü sorgular.
  3. Etik: Ahlak felsefesi; doğru ve yanlış üzerine düşünceler geliştirir.
  4. Estetik: Sanat ve güzellik felsefesi; estetik deneyim ve yaratımı araştırır.

Felsefe, hayatın her alanında kullanılabilecek eleştirel düşünce, sorgulama ve açık fikirli olma becerileri kazandırır. Bu nedenle felsefe, hem bireysel hem de toplumsal olarak değerli bir etkinliktir ve bilim, sanat, din gibi diğer disiplinlerle de sıkı bir ilişki içerisindedir.

Kaynaklar: Felsefe.gen.tr, Filozofun Yolu, DergiPark

 



Felsefe Bir Bilim Midir?

Bu sorunun cevabı, "bilim" teriminin nasıl tanımlandığına bağlıdır.

  1. Benzerlikleri:

    • Felsefe de bilim gibi sistematik bir yöntem izler.
    • Akıl yürütme, mantık ve analiz felsefenin temel araçlarıdır.
  2. Farklılıkları:

    • Bilim, deney ve gözleme dayanır; fiziksel dünyanın yasalarını keşfetmeye çalışır.
    • Felsefe, daha soyut ve spekülatiftir. Deneyle sınırlı değildir; ahlak, estetik ve metafizik gibi alanlarda düşünce geliştirir.


Özetle, felsefe bilimsel bir yönteme sahip olabilir, ancak doğrudan bir bilim dalı değildir; daha çok bilim öncesi ve sonrası düşüncenin kaynağıdır.




Felsefe Bir Yorum Mudur?

Felsefe bir yorum olabilir, çünkü bireyler farklı felsefi görüşlere sahiptir ve bu görüşler birer "yorum" niteliği taşır. Ancak, felsefe sadece kişisel yorumlara dayalı bir alan değildir.

  • Felsefe, bireysel deneyimlerin ötesine geçerek evrensel sorulara yanıt aramaya çalışır. Örneğin:
    • Kant'ın ahlak felsefesi kişisel bir yorum değil, evrensel bir etik sistem önerisidir.
    • Platon'un "idea" teorisi yalnızca bir yorum değil, varlık üzerine bir modeldir.


Sonuç Olarak:

  • Felsefe, ne tamamen bir bilimdir ne de yalnızca bir yorumdur.
  • Felsefe, bilimsel yöntemlerle bağdaşabilen, ancak bilimden daha geniş bir alana yayılan; bireysel yorumlara yer veren, ancak bu yorumları evrensel bir düzeye taşımayı amaçlayan bir düşünce alanıdır.



Bu konu, filozofların asırlardır tartıştığı bir meseledir. 

Örneğin:

  • Aristoteles, felsefeyi "ilk nedenlerin bilimi" olarak tanımlamış ve bilimle güçlü bir bağ kurmuştur.
  • Wittgenstein, felsefenin yalnızca dilsel analiz olduğunu öne sürerek, bilimden ayrıştırmıştır.



Türkiye’de felsefe alanında önemli katkılar sunmuş bazı ünlü profesörler ve eserlerinden bahsetmek gerekirse:

1. Takiyettin Mengüşoğlu

  • Berlin Üniversitesi’nde Nicolai Hartmann’ın öğrencisi olarak eğitim aldı. İnsan felsefesi, etik ve varlık felsefesi üzerine çalıştı.
  • Öne çıkan eseri: İnsan Felsefesi. Bu eserinde insanı biyolojik ve kültürel bir varlık olarak ele aldı ve etik değerlerle ilişkilendirdi.

2. Macit Gökberk

  • Türkiye’de felsefe dilinin sadeleşmesine ve terimlerin oturmasına önemli katkılarda bulundu.
  • Öne çıkan eseri: Felsefe Tarihi. Türkçe felsefe literatüründe temel kaynaklardan biridir.

3. Nurettin Topçu

  • Ahlak felsefesi ve idealist düşünce üzerine çalışmalar yaptı.
  • Öne çıkan eserleri: İsyan Ahlakı, Var Olmak, Mevlana ve Tasavvuf. Özellikle ahlak ve hareket kavramlarını tartışması dikkat çeker.

4. Hilmi Ziya Ülken

  • Felsefe ve sosyoloji alanlarında yazılar yazdı.
  • Öne çıkan eserleri: İslam Felsefesi Tarihi, Çağımızda Felsefe Akımları. Modernleşme ve felsefi düşüncenin evrimini ele aldı.

5. Aydın Sayılı

  • Bilim tarihi alanında öncü isimlerden biridir. Harvard Üniversitesi’nde bu alanda doktora yapan ilk kişi oldu.
  • Öne çıkan eseri: Bilim Tarihi Yazıları. İslam bilim geleneği ve bilim tarihinin gelişimi üzerine odaklanmıştır.

6. Doğan Özlem

  • Hermeneutik (yorumbilgisi) ve tarih felsefesi üzerine çalışmalar yaptı.
  • Öne çıkan eserleri: Felsefeye Giriş, Hermeneutik ve Tarihselcilik. Özellikle kültür felsefesi ve yorumlamanın felsefedeki yeri üzerine derinlemesine analizler içerir.

7. Cemil Meriç

  • Felsefe ve edebiyatın kesişim noktalarında eserler verdi.
  • Öne çıkan eserleri: Bu Ülke, Mağaradakiler. Batı modernizmi ve Türk kültürüne eleştirel bir yaklaşım sundu.

Bu akademisyenler, Türkiye’de felsefi düşüncenin gelişimine ve çeşitli disiplinlere katkı sağlamışlardır. Onların eserleri, Türk felsefe literatürünün zenginleşmesinde büyük rol oynamaktadır.

8.Ahmet Aslan (Benim de yakından takip ettiğim felsefe profesörü)


Prof. Dr. Ahmet Arslan, Türkiye'de felsefe alanında tanınmış bir akademisyendir. 1944 yılında Şanlıurfa'da doğmuş ve eğitimini Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde tamamlamıştır. 1973'te doktorasını tamamlayan Arslan, daha sonra Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü kurmuş ve bölüm başkanlığı yapmıştır​.


Ahmet Arslan, özellikle felsefe tarihi ve İslam felsefesi konularında uzmanlaşmıştır. En bilinen eserlerinden biri, beş ciltlik İlkçağ Felsefe Tarihi serisidir. Bu seride, Sokrates öncesi Yunan felsefesinden erken Hristiyan felsefesine kadar geniş bir dönem ele alınır. Diğer önemli eserleri arasında şunlar yer alır:

  • Felsefeye Giriş (1994): Felsefenin temel kavramlarını ve yöntemlerini açıklayan bir giriş kitabı.
  • İslam Felsefesi Üzerine (1999): İslam düşüncesinin felsefi boyutlarını inceleyen bir çalışma.
  • İbn Haldun'un İlim ve Fikir Dünyası (1987): İslam düşünürü İbn Haldun'un bilim ve fikir dünyasını ele alır.
  • Laiklik, Demokrasi ve Türkiye (1995): Türkiye'nin siyasi ve toplumsal yapısını laiklik ve demokrasi bağlamında tartışır​

  • Arslan'ın eserleri, felsefe tarihine dair kapsamlı analizler sunmasının yanı sıra, çağdaş Türkiye'de felsefi düşüncenin önemini vurgular. İlkçağ Felsefe Tarihi, bu alanda Türkçe yazılmış en kapsamlı çalışmalardan biri olarak kabul edilir ve öğrencilere, akademisyenlere ve genel okuyuculara hitap eder​.
  • Kaynak :



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Robina Bungalov Hotel / Antalya -Kemer /Olympos

Senenin en güzel mevsiminden ve en güzel ayından hepinize selamlar! Hani derler ya, deniz, güneş ve kum... Tam da bu üçlünün tadını doyasıya çıkarabileceğiniz, şirin mi şirin, eğlenceli mi eğlenceli bir mekandan bahsetmek istiyorum. Robina Bungalov Hotel , tarih, doğa ve deniz aşığı herkese hitap eden harika bir yer. Antalya'nın Kemer - Olympos bölgesinde konaklamak için mükemmel bir seçenek. Biz 4 kişilik ailemizle tatilimize Olympos'tan başlamak istedik ve oteli tamamen tesadüfen, arama motorunda bulduk. Herhangi bir turizm acentesine bağlı kalmadan direkt olarak oteli aradık ve rezervasyon yaptırdık. Nasıl bir yerle karşılaşacağımızı gerçekten bilmiyorduk; kalacak bir yer olsun, gün boyu koyda olacağız diye düşündüğümüz için detaylara pek takılmadık. Ama böylesine konforlu ve keyifli bir yerle karşılaşacağımızı biz bile tahmin etmiyorduk. Sabahları kuş sesleriyle yemyeşil doğanın içinde, otantik bir bungalovda uyanmak harika bir histi. Odalar, bar, pastane ve res...

BLUE MOON / ALYSON NOEL

Alyson Noël’s Blue Moon is the second installment in The Immortals series, continuing the journey of Ever Bloom as she navigates her newfound immortality and the complications it brings. The novel delves deeper into the magical and emotional aspects of Ever's life, presenting a story rich in romance, conflict, and self-discovery. The plot revolves around Ever’s attempts to harness her powers while grappling with a mysterious threat that could separate her from her soulmate, Damen, forever. Noël masterfully creates tension by introducing an antagonist whose motives are both personal and far-reaching. This dynamic gives the story an edge, ensuring that readers remain engaged. One of the book's strengths lies in its exploration of choices and consequences. Ever’s character grows as she faces moral dilemmas and learns the cost of tampering with fate. Noël’s writing captures Ever's internal struggles vividly, making her a relatable protagonist despite her supernatu...

Konstantiniyye Oteli / Zülfü Livaneli

              "Bir toplumun müziği bozuldu mu , o toplumda pek çok şey bozulmuş demektir. " Zülfü Livaneli’nin "Konstantiniye Oteli" romanı, İstanbul'un sembolü haline gelmiş bir otelde toplanan birbirinden farklı karakterlerin hikayelerini anlatan, derin toplumsal ve bireysel temaları işleyen bir yapıt. Roman, modern Türkiye'nin sorunlarını ele alırken aynı zamanda tarihsel bir arka plana da dayanıyor. Konu: Roman, İstanbul’un köklü ve tarihi bir oteli olan Konstantiniye Oteli’nde bir araya gelen karakterlerin bir kongreye katılmalarını konu alıyor. Otelde bir araya gelen bu insanlar, geçmişleri ve yaşam öyküleriyle hem birbirleriyle hem de okuyucuyla yüzleşiyorlar. Otel, toplumun küçük bir simgesi haline geliyor; burada farklı sosyo-ekonomik sınıflardan insanlar bir araya geliyor ve Türkiye'nin güncel meselelerine dair eleştiriler yapılıyor. Ayrıca, karakterlerin kişisel travmaları, idealleri, arzuları ve zayıflıkları da işleniyor. A...