Ana içeriğe atla

Serenad / Zülfü Livaneli

 







Yıllar önce Zülfü Livaneli'nin okuduğum ilk kitabı. Ayrıca ikinci kez okunmayı hak ettiğini düşündüğüm nadir kitaplardan biridir.

Kitabımızın kahramanı Maya adında eşinden ayrılmış , bir çocuk sahibi , İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler bölümünde çalışan  bir kadın. Bir yandan iş bir yandan ev çocuk derken hayatın neresinde olduğunu ya da olması gerektiğini bilemeyen,  şaşırmış ve sıkıntılar için de cebelleşen ülkemizde de pek çok örneği olan kadınlardan sadece biri .Bu arada kitabı okurken ben yine dayanamayıp anlatılan hikayenin gerçek olup olmadığı ile ilgili pek çok kez arama motorundan araştırma yaptım ama benim için gerçek bir hikaye olmayacak kadar gerçek bir hikaye. Şu da bir gerçek ki  bu ve bunlara benzer pek çok hayatlar geçti bu topraklardan .Konuya dönecek olursak bir gün Maya Duran görevi sebebiyle ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian  Wagner'i karşılamasıyla olaylar başlar. Uzun yıllar önce 1930 'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine , Maya bir gün onu Şile'ye götürür ve orda belki de dünyanın en iyi keman virtüözünden unutulmayacak bir serenat dinler. Her tını yaşanan aşkı, acıyı,  kayıpları , sırları ve birleşemeyen sevdalıları anlatmaktadır.

Sıkılmadan kısa sürede okuyacağınız ve kalbinizin bir yerlerinin de cız edeceği bir hikaye ile sizi baş başa bırakıyorum...





"Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına , ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak.Kimi insanın yüreği karanlık kimininki de aydınlıktır.Geceyle gündüz gibi!Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme,herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru kızım,insanlara karşı kendini koru ! "(s.88)





"Aramızdaki temel fark ne, biliyor musun ? Sen insanlara baktığın zaman ünüformalar,bayraklar ve din görüyorsun!

Peki ,sen ne görüyorsun bakalım? 

İnsan , sadece insan .Seven ,acı çeken ,acıkan,üşüyen,korkan bir insan  ."(s.153)






"Her iktidar adam öldürür mü ? 

Evet , iktidar  zulüm demektir.Hele denetlenmeyen iktidar .

Peki ,iyi insanlar iktidara gelirse?

Öyle şey olmaz.

Neden?

İyi insanlar iktidara gelemez gelse  bile iktidar onu bozar,zalim yapar." (s.231)







"Doğrudur kitap okumak karın doyurmuyor .Ancak karnı tok ,beyni boş adamlardan çektiğimiz kadar hiç kimseden çekmedik ."






"Hayatımda mutlu günlerim olmuştu elbette ,ama mesele sadece mutluluk değildi .Önemli olan yaşadığını, hayatın bir anlamı olduğunu ,bir değeri olduğunu hissetmekti."(s.405)



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Robina Bungalov Hotel / Antalya -Kemer /Olympos

Senenin en güzel mevsiminden ve en güzel ayından hepinize selamlar! Hani derler ya, deniz, güneş ve kum... Tam da bu üçlünün tadını doyasıya çıkarabileceğiniz, şirin mi şirin, eğlenceli mi eğlenceli bir mekandan bahsetmek istiyorum. Robina Bungalov Hotel , tarih, doğa ve deniz aşığı herkese hitap eden harika bir yer. Antalya'nın Kemer - Olympos bölgesinde konaklamak için mükemmel bir seçenek. Biz 4 kişilik ailemizle tatilimize Olympos'tan başlamak istedik ve oteli tamamen tesadüfen, arama motorunda bulduk. Herhangi bir turizm acentesine bağlı kalmadan direkt olarak oteli aradık ve rezervasyon yaptırdık. Nasıl bir yerle karşılaşacağımızı gerçekten bilmiyorduk; kalacak bir yer olsun, gün boyu koyda olacağız diye düşündüğümüz için detaylara pek takılmadık. Ama böylesine konforlu ve keyifli bir yerle karşılaşacağımızı biz bile tahmin etmiyorduk. Sabahları kuş sesleriyle yemyeşil doğanın içinde, otantik bir bungalovda uyanmak harika bir histi. Odalar, bar, pastane ve res...

Konstantiniyye Oteli / Zülfü Livaneli

              "Bir toplumun müziği bozuldu mu , o toplumda pek çok şey bozulmuş demektir. " Zülfü Livaneli’nin "Konstantiniye Oteli" romanı, İstanbul'un sembolü haline gelmiş bir otelde toplanan birbirinden farklı karakterlerin hikayelerini anlatan, derin toplumsal ve bireysel temaları işleyen bir yapıt. Roman, modern Türkiye'nin sorunlarını ele alırken aynı zamanda tarihsel bir arka plana da dayanıyor. Konu: Roman, İstanbul’un köklü ve tarihi bir oteli olan Konstantiniye Oteli’nde bir araya gelen karakterlerin bir kongreye katılmalarını konu alıyor. Otelde bir araya gelen bu insanlar, geçmişleri ve yaşam öyküleriyle hem birbirleriyle hem de okuyucuyla yüzleşiyorlar. Otel, toplumun küçük bir simgesi haline geliyor; burada farklı sosyo-ekonomik sınıflardan insanlar bir araya geliyor ve Türkiye'nin güncel meselelerine dair eleştiriler yapılıyor. Ayrıca, karakterlerin kişisel travmaları, idealleri, arzuları ve zayıflıkları da işleniyor. A...

ESARETİN BEDELİ / THE SHAWSHANK REDEMPTION

🎬 Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) : Umudun Sessiz Zaferi Bazı filmler vardır; sadece izlemekle kalmaz, insanın ruhuna dokunur ve uzun süre zihninizden silinmez. Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) , işte böyle bir film. Umut, sabır ve dostluk temalarını merkezine alarak, izleyiciye hayatın zorlukları karşısında pes etmemenin önemini gösteriyor. 📽️ Film Hakkında Temel Bilgiler Yapım Yılı: 1994 İlk Gösterim: 23 Eylül 1994 Yönetmen: Frank Darabont Senarist: Frank Darabont ( Stephen King ’in Rita Hayworth and Shawshank Redemption adlı kısa hikayesinden uyarlanmıştır) Başrol Oyuncuları: Tim Robbins – Andy Dufresne Morgan Freeman – Ellis “Red” Redding Bob Gunton – Warden Norton William Sadler – Heywood Clancy Brown – Captain Hadley Tür: Dram Süre: 142 dakika Film, haksız yere hapse giren banka memuru Andy Dufresne’in Shawshank Hapishanesi ’ndeki yaşamını ve içsel yolculuğunu anlatır. Umut, sabır ve dostluk...